Kendi Yolunu Yürümek

Kendi Yolunu Yürümek

Hayat senin, yol senin, hikaye senin...

Geri Dön

ANLAR VE ADAYIŞ

Author
ADMIN
27 Mayıs 2026 3 dk okuma 11
ANLAR VE ADAYIŞ

Kendine adaman gereken anılar var. Gerçekten hissettiğin kaygısız ve içinde huzurla var olduğun o müthiş anlar için. İnsanlar gelip geçiyor hayatından hoyrat ve hırçın dallarındaki dikenlerini canına sürterek gitmek istiyorlar. Neden bilmiyorum sakınmıyorsun da  kendini o acıyla akan kanlardan. İlk nerde vazgeçtin bilmiyorum ama o can nurunun lambası güneş gibi ışık saçarken, sönük lambalarda mana aramaman gerektiğini de çok iyi biliyorsun. Kimselere emanet edilmez bu duygu. Kaybolmuşluğuna bir merhem bulacaksan, eczacısı da sensin. İster daha çok kaybol ister kabul et; o cevheri bulmak yalnız senin işin. 

          Savuran, koparan hoyrat rüzgarlara bırakacağın tek şey hayal kırıklıkların olmalı. Havasız ortamları, kokusuz çiçekleri koklamayı bırakmak da senin işindir. Göz senin baş senin istediğin her an baktığın yönünü değiştirebilirsin. İstemeyi de isteyebiliriz biliyor musun? Her şey her an değişir hayatın da işi bu güzelim. Bulutlar gibi; duygular da hisler de dağılıp gider. Sadece bak ama mana verme, geçip gitsinler. Onların da işi bu gitmek. Gitmek üzerine anlam bulan hiçbir şeyi tutmaya çalışma. İçimizde yeşeren uçsuz  bucaksız bir ormanda tavşan kovalamaya benzemesin bu durum. Güneş ağaçların arasından sızarken gözlerini yumduğun o anlara dön. Zaman o anı senden alıp götürmesin diye içine baktığın, o hissin mühürlendiği sandığın o anlara.

         Güzelim; senden bir parça içermeli baktığın aynalar. Bir yönüyle sana bakmalı. Aynanın sır’ına vakıf olmayı bilmeli hiç değilse gönlü olmalı bakmak isteyenlerin. Ellerini ayaklarını düşünen düşmesin demişler bu yollara. Yaşamak bu nasıl hissetmezsin? Olan ve olmuş olan her şey, bütün var oluş o malum hislerle oldu. Nasıl istersin insanken hem de hissetmemeyi. Ateşe harlanma, suya akma demek değil de nedir bu? 

         Her şeyi ve herkesi dışarda bırakıp geçilmesi gereken kapılar var. Aradığın sen’lerin tek tek geçmesi gereken geçerken öğrendikleriyle yürüdüğü, olanları kabul etmesi gerektiği ve ardında bırakılması gerekenler. Hiçbir nehrin akıntısını tersine izleyemezsin. Her akış bir amaçla ve ileriye doğru olmak zorunda. Geçtiğin kapılarının eşiğinde oyalanma güzelim. Yürü, rüzgârı önüne alarak gözlerinde o kabulün izleriyle yürü. Üşürsen geri dönme, daha hızlı yürü. Baktın hala üşüyorsun koş. Bütün hisler ve duygular gibi geçecek üşümeler, göreceksin.

         İnsan bir hazine bulsa, onu kendiyle saklayabilecek birini tercih eder açmak için. Öyle ya bu haklı bir istektir. Haklılık- mutluluk mevzusu değildir bu üstelik. Gözlerinde sendeki gibi bir parıltı görmek istersin karşıdaki insanda. Bu hazine sevgidir, gerçekleştiği an karşılık bulduğu andır. Üflesen kaybolsun, rüzgâra bıraksan savrulsun istemezsin onun. Özün en değerli hazinesidir. Koca bir gezegenin yaratılış sebebi. Bunu nasıl anlatmalı ki bakan artık görsün!

 

Şirazinin dediği gibi;

“Sormaz ki bilsin sorsa bilirdi.

Bilmez ki sorsun, bilse sorardı.

 

 

 

Bu yazıyı paylaş:
Author

ADMIN

Kendi Yolunu Yürümek'in yazarı. Kendi yolunu arayan, yürüyen ve yol boyunca keşfettiklerini paylaşan bir gezgin.