ÖĞRETİR HAYAT SANA
Bıraktığında, tüm sislerin kalktığını göreceksin.
Tutunduklarının canına nasıl zulüm olduğunu, ancak vazgeçince anlayacaksın.
Olacak olan oldu, oluyorsa tevekkül etmenin nasıl güçlü bir hal olduğunu bileceksin.
Zaman yolları aydınlatır; bir gelir, bir gider ışıklar.
Güneş ile Ay, hayatın döngüsünü hatırlatır.
Her hal geçicidir; anda ol ama anda takılıp kalma.
Hayatı avuçlarını sıkarak, gözlerini yumarak tutamazsın.
Akması gereken nehirlerin varsa; bırak, denizlerine ulaşsın.
Hür yaratılmışken kendini esir etme.
Tutma sıkı sıkı, tutunma.
Hayat senden gönüllü bırakışlar bekler.
Vazgeçmeler ansızın kapını çalacak; içinde ince bir sızı bırakarak.
O zaman anlayacaksın: hayat seni seni yapmak için neler yapıyor.
İhanetler göreceksin, haksızlıklar, zulümler ve savaşlar.
Dünya insanın sürgünüdür; yaşayarak öğreneceksin.
Kırık gönlünle çaldığın kapılar kapanınca fark edeceksin ki,
gidebileceğin tek bir kapın var.
Bu dünya seni yaralayacak; hem güldürüp hem ağlatacak.
Haller içinde halini göreceksin.
Yanılgılar içinde gerçeğini ararken düşeceksin yollara;
şehirler, ülkeler gezdireceksin ruhuna.
Dünya senin gurbetindir; içine bakınca göreceksin.
İçindeki boşluk, dünya ağrısıdır.
Ne yapsan da oradadır.
Gitmesini istesen de seninle yaşayacaktır.
Merhem olmak istersen bu derde,
önce insan olmanın ne demek olduğunu öğreneceksin.
ADMIN
Kendi Yolunu Yürümek'in yazarı. Kendi yolunu arayan, yürüyen ve yol boyunca keşfettiklerini paylaşan bir gezgin.