KIZ ÇOCUĞU!
İçimizdeki yükselen ve alçalan duvarları takip eden tarafımız, hep bir sonuca varmak adına her olan bitene bir tanım getirmek istiyor. Geçmiş mi buna sebep insan olmak mı; iç içe geçmiş bir belirsizlikle yol alıyoruz. Gözümüzle gördüklerimiz yetmiyor ki, sessizliklerde ve görünmez bağlarda bir neden-sonuç ilişkisi arıyoruz.
Yaşarken unutup durduğumuz en özge şey insan oluşumuz ve de birbirimizin tanrısı olmadığımız. Kafamızda bir şeyler oluşturup ona can vermek ister gibiyiz. Baktığımız her şeyde kendine özgü bir algıyla şekillenirken gördüğümüz ahenkler şeffaf bir şeylere çarpıp dönüyor. Dönen her şeyin karşılığı ise sadece bizde.
Samimiyet arayışı belirsiz bir beklentiyi de büyütmeye başlayınca, çantada ararken başıma takip unuttuğum gözlüğüm aklıma geliyor. Kendi içimde bana boncuk boncuk bakan bir kız çocuğuyla göz göze geliyorum. O bir arayış değil bir biliş üzerine bir akışla büyüdü. Onu ne zaman içimde unuttum bilmiyorum. Şimdi atlı karıncasındaki bir fotoğrafla bana bakıyor.
Bir kız çocuğunun dünyasını büyütmek en değerli özlemim. Dünyaya merhamet, iyilik ve de zariflik katan yaratılış; KADIN!
ADMIN
Kendi Yolunu Yürümek'in yazarı. Kendi yolunu arayan, yürüyen ve yol boyunca keşfettiklerini paylaşan bir gezgin.