HORTUM İZLERKEN !..
Savruluş mu yeni bir yön tayinimi bilmiyorum. Zihnim kendine bir karmaşa mı yoksa kaçış mı arıyor bunu da tam olarak bilmiyorum. Ruhumun içinde biriken onca şey, bir hortumla gökyüzünde nasıl da savruldu. Öyle ki tuhaf bir kayıtsızlıkla izledim bütün o toz duman havadaki uçuşmaları.
Dedim ki; bütün kopanlar çer-çöpmüş, bırak gitsinler. İçimiz ferahlasın. Hem bize ait olan bizden kopan değil bize kaynaşan değil midir?
İzin ver olmayana, olmak üzere olana. Zaten geçip gitmiş bir dünyaysa bu eğer yaşadığımız. Akış dediklerine bunlar da dahildi
Kabul et; Her şey aynı anda var hayatta. Bütün hisler ve duygular gayet insani.
Kendin olarak var olamadığın ve öyle kalamadığın hangi yer bizimdi ki? Bir başkasının kalbi, evi, zihni. Hiç birine sığmak için kendi kanatmana gerek yok, hiç bir zaman olmadı. Bunu daha önce denediysen eğer izlerine bak ve hatırla; Hayatta ki çoğu dersini bunu fark etmek için aldın. Varoluşun ve yolunun sana ait oluşu!
Seçtiğin renkler, baktığın bütün manzaralar, kopardığın bütün çiçekler, ayağını bastığın ve ruhunu dolandırdığın bütün şehirler hepsi senden bir parça ve izle dolu.
Tüylerini diken diken hisler de gözlerine dolan sevinçler de aynı bedende anlam buldu. Acımasızca kendine batırdıkların da içten içe aferin dediklerin de hep aynı zihnin içinde kol kola dönüp durdular. Kalbin her şeyin o kadar farkında-ydı ki.
ADMIN
Kendi Yolunu Yürümek'in yazarı. Kendi yolunu arayan, yürüyen ve yol boyunca keşfettiklerini paylaşan bir gezgin.