Yeni Yaşımıza!
Yokluğunu tekrar tekrar can bulan bir yas gibi yaşıyorum. Olur olmadık anlarda, burun sızlatan yalnızlıklarda aklıma geliyorsun. Çok kızıyorum sana, fotoğraflarına bakamıyorum, nefes alamıyorum…
Hüznüm, beni tozu dumana katan hortumlara savuruyor. Zamanı büküyorsun yokluğunla ne garip. Seni affedemiyorum, seni anlamıyorum. Bir sana tokat atıyorum bir kendime, bu böyle sürüp giden bir şeye dönüşüyor.
Dünyada yüz üstü bıraktın diye düşündüğümden dua ediyorum diğerinde görmeyeyim seni diye. Bu acının ızdırabıyla nasıl yaşıyorum bilmezken orda ne yaparım zihnim almıyor işte.
Bitmek tükenmek bilmez öfken haykırıyordu bakışlarında, hala aklımda.
Bir soru okudum dün akşam “Hayatta silmek istediğiniz bir zaman olsa hangisi olurdu?” diye senin acılarını silmekten başka bir şey gelmiyor aklıma.
Dualarım senin huzur bulmuş olman temennisi ile son bulur, haber almak istediysen eğer bunu bil çok isterim.
Çaresizliğin ve çaresizliğimiz kahrediyor hala. Boğazımdaki o yumru senelerdir benimle. Çok sevgi mi hiç mi sevgi, bilmiyorum.
Bir aydan az bir zamandan sonra yeni yaşıma giriyorum ve sen de öyle. Yeni yaşın sana acılarımızdan daha da çok seni sevdiğimizin hissini ulaştırsın ve hep huzurlu ol istiyorum.
Belki güzel bir rüyayla teselli verirsin, belki …
ADMIN
Kendi Yolunu Yürümek'in yazarı. Kendi yolunu arayan, yürüyen ve yol boyunca keşfettiklerini paylaşan bir gezgin.